Bugün burada kimisinin çantasına süs kimisinin eline peluş ollənkəran, sevimsizliğiyle olay yaratan bir karakter hakkında konuşacağız. Ne bu? Tabii ki Labubu. Bir anda sosyal medyada poşetlerden Labubu çıkaran, evde kendi Labubu’sunu yapan insanlar görmeye başladık. Bir de züccaciye raflarında daha az Labubu olan Labubu’lar…
Labubu aslında tesadüfen ortaya çıkmış bir trend değil. Bu karakter, ilk olarak Hong Kong’lu sanatçı Kasing Lung’un illüstrasyon kitabında hayata geçti. Başlangıçta sadece çizim olarak var olan bu küçük yaratık, zamanla fiziksel bir figüre dönüştü. Sevimlilik tanımınız neye göre değişir, bilinmez. Ama bu canavarlara baktığınızda klasik peluş tatlılığından çok, sanki az sonra bir muzırlık yapacakmış gibi hafif, ürkütücü bir gülümsemeyle karşılaşıyorsunuz.
Labubu nasıl star oldu? Labubu’nun bu kadar popüler olmasının arkasında birkaç sebep var. İlki, işin gizem tarafı. Figürler, içini göremediğiniz bir kutuda satılıyor. Yani kutuyu açana kadar hangi Labubu’nun çıktığını bilmiyorsunuz. Bu da tüketici için hem bir heyecan hem de sürekli olarak tekrar alma dürtüsü yaratıyor. Bir de koleksiyon ürünleri var. Özellikle nadir versiyonlar ciddi fiyatlara ulaşıyor. “Kaçak Labubu” diye bir kavramımız bile var. İnanır mısınız bilmem, Labubu operasyonları düzenleniyor.
Bu popülaritenin bir diğer nedeni, ünlü etkisi. BLACKPINK grubundan Lisa’nın çantasında görülmesiyle başlayan dalga, kısa sürede Kim Kardashian’dan David Beckham’a kadar yayıldı. Dolayısıyla önemli bir statü göstergesi haline geldi.
Labubu’nun popülerleşmesinde TikTok’un etkisini de es geçmeyelim. Özellikle kutu açma videoları kısa sürede milyonlarca kişiye ulaştı. Bu paylaşımlar sayesinde Labubu sosyal medyada ilgi çeken bir fenomene dönüştü. Meme’leri ve şarkıları üretilmeye başladı.
Hatta mizahı çok seven biri Karl Marx’ın mezarına bir Labubu bıraktı. Evet, yanlış duymadınız. Kapitalizmin en büyük eleştirmeninin mezarında, bir peluş var… Bu sahne, bir yandan sosyal medyanın absürtlüğüne dair net bir örnek sunarken diğer yandan da tüketim kültürünün geldiği noktayı ironik biçimde gözler önüne seriyor. Peki sizin Labubu’nuz var mı?
YAZAN: Özlem Emiroğlu
_31053.jpg)